8 Mart Dünya Kadınlar Gününe Dair: Kadının Toplumdaki Yeri

8 Mart Dünya Kadınlar Gününe: Kadının Toplumdaki Yeri

Dünya toplumları tarihinde kadınlar toplum içinde her daim ötekileştirilmiş ve ikinci sınıf insan konumuna indirgenmiştir. Çünkü eril toplum anlayışımızda kadının toplumda yeri yoktur. Ne kadar inkâr edici bu böyle değil denilse de, dünya tarihi okumaları aksini göstermektedir.

Tarihsel olarak kadının erkek karşısında ağırlığını yitirmesi ekonomik temellere dayanmaktadır. Erkek egemen toplumun ve ataerkil aile modelinin kökleri, avcılık ve toplayıcılıktan tarım ekonomisine geçiş sürecinde yatar. İnsanlık tarihinin ilk büyük devrimi olan tarım devrimi büyük olasılıkla kadının bir eseridir(Kaymaz: 2000: 333). Bu ve belirli açıklamaların çoğu toplumsal bağlamda kadına atfedilen görevin günümüze kadar gelenekselleştirildiği bir toplum yapısını örmüştür. Yani ataerkil toplum.

Çeşitli bilimsel ve sosyal araştırmalar ilkel komün toplulukların kadın ve erkek eşitliğine dayalı yönetildiğini anlatırken, çoğu bilimsel olmayan kaynak kadınların ikincil planda yer aldığı ve hala öyle olmasını gerektiğini düşünmektedir. Ayrıca bakınız, siyasal söylevler.

Toplum içindeki devinimler toplumsal sınıf içerisinde kadını değersiz kılacak eril ekonomik özerkliği savunan politikalar ile günümüze kadar kadınları her koşulda değersiz yapan politikalar üretti.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Kadınlar Günü” bundan tam 135 yıl önce gerçekleşen bir olaydan kaynaklanır. 1857  yılında Amerika Birleşik Devleti’nin New York kentinde yaklaşık 40 bin kadın işçi “eşit işe eşit ücret” ve “çalışma saatlerinin kısaltılması” gibi iş yaşantısında cinsiyetçi ayrımların önlenmesi taleplerinde bulundukları için işten atılırlar. 8 Mart 1857 tarihinde bu durumu protesto eden kadınlardan 129’u ölür.  1910’lu yıllara gelindiğinde Alman siyasetçi Clara Zetkin kadın işçilerin kendi haklarını savunmak için gösterdikleri mücadeleyi simgeleyen 8 Mart gününün, “Dünya Kadınlar Günü” olmasını önermiş ve bu öneri kabul edilerek her yıl çeşitli ülkelerde kutlanmaya başlanmıştır. (Sallan : 1993: 159)

Clara Zetkin
Clara Zetkin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını öneren kadın hakları aktivisti, siyasetçi

Kadının Toplumdaki Yeri

Kadının toplumdaki yeri sorunu, tarihsel kökenleri oldukça derinde olan bir sorundur. Toplumlarda, tarih boyunca hep ezen ve ezilen, güçlü ve zayıf, efendi ve köle diye nitelendirilebilecek toplumsal sınıflar olmuştur. Bu ayrımın, elbette ki dezavantajlı sınıfı sürekli yalnızca kadınlardan oluşmamıştır. Ancak şu da bir gerçektir ki, kadınlar, bu ayrımdan en fazla zarar gören taraf olmuştur. Kadın problemi, değişik toplumlarda farklı biçimlerde ve boyutlarda ortaya çıkan çok yönlü bir sorundur. Çünkü kadın sorunu denilince akla, toplumun kadınlar için birinci derecede görev saydığı, hatta kadın tarafından yerine getirmesi zorunlu ödev olarak gördüğü aile, annelik, eş, cinsellik ve iş gücü gibi sorunlar ile bu sorunlara dayalı olarak ortaya çıkan şiddet, insan kaçakçılığı, sömürü, köleleştirme gibi sorunlarla karşılaşırız (Geçit: 2013: 120).

Günümüze kadar gelen süreçte kadının toplumdaki yeri yine kadınlar sayesinde belirginleşmiştir.

Günümüzde toplumlarda kadınlar toplum içinde söz hakkına sahip ise, ki bunun iyileştirilmesi ve gerçekten hak edilen değerin kadın-erkek eşitliğine dayalı hem sosyal hem ekonomik koşulların eşitlenmesinden başlayan süreçten bahsediyorum geliştirmesi gerekmektedir. Günümüzde geçmişe nazaran kadının toplum statüsü biraz daha iyi bir hal almaya başlamışsa, bu tamamen kadınların haklı mücadelesinin eseridir.

Bugün, kadın haklarının savunulmasında çok sayıda başarı elde edilmiş olmasına karşın, tarih bütün çabalarımız için bize merhamet etmemiştir ve hala gidilecek uzun bir yolu vardır. Kooperatifçilik hareketi içinde, kadınları güçlendirmek ve seslerini duymak için çalışmaya devam etmeliyiz.(COOP: 2008)

Kadınlar Günü ve Eril Dilin Hakim Olduğu Reklamlar, İndirimler ve Dahası

8 Mart Dünya Kadınlar Günü anılırken, kutlanırken kadının toplumsal rolü göz önüne alınıp değerlendirilmeden bir de satış politikası bağlamında kadının aşağılanmış, ikincil plana atıldığı eril politikaya kurman edildiğini görmekteyiz. Aşağıda yer alan Senem hanımın paylaştığı tweet son söylediklerime çok iyi bir örnek olabilir.

 

Mücadeleci ruhlarını tarih boyunca asla kaybetmemiş ve toplum içinde hak ettikleri değer için savaşan tüm kadın dostlarımıza…

Notlar

  • İhsan Şerif Kaymaz, Çağdaş Uygarlığın Mihenk Taşı: Türkiye’de Kadının Toplumsal Konumu, Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi 2010, S 46 s. 333-366
  • Songül Sallan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Kamu Hayatında Türk Kadınının Konumu, Ankara Üniversitesi Dil ve tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi, 1993, C. 36, S. 1-2, s. 159-168
  • Bekir Geçit, John Stuart Mill’de Kadının Toplumsal Konumu, Beytulhikme An International Journal of Philosophy, Volume 3 Issue 2, 2013, s. 105-127
20+
3 Paylaşımlar
Tweetle
Paylaş
Pin
Paylaş3