Ruhunu, Evini, Hayatını, Doğayı Temizle, Bahar Temizliği

Ruhunu, Evini, Hayatını, Doğayı Temizle, Bahar Temizliği

Hepimizin zor zamanlar geçirdiği bu dönemde belki de en çok ihtiyacımız olan şey tazelik. Bu bahar sadece evinizi değil evinizin yanı sıra basit kurallarla ruhunuzu, hayatınızı ve doğayı da temizleyin. Baharla birlikte tam bir tazeliğe kavuşmanın tam zamanı. Bahar temizliği sadece ev temizliğinden ibaret olmamalı, siz de bu bahar tekrar çiçek açın.

Çevrendeki İnsanlar

İyiyi ve kötüyü daima paylaşabildiğin insanlar olmalı hayatında. Seni dinleyen, senin anlatabildiğin, tebrik edebilen, başarınla mutlu olan, başarın için destek olan, hüznünü paylaşan, seni zorlasa da doğru yolu gösteren insanlardan bahsediyorum. Ve tabi sende bunları yapan biri ol o insanların hayatında.

Hayatındaki bazı insanların sana iyi geldiğini düşünebilirsin fakat bu tam tersi olabilir. O senin hayatında sadece büyük bir alışkanlıktan ibaret olabilir ve ondan vazgeçme düşüncesi bile seni korkutuyor, ne yapacağını bilemez bir boşluğa atacakmış gibi duruyor olabilir. Ama şunu bilmelisin ki eğer şimdi cesaret edip sana iyi gelmeyen insanları hayatından uzaklaştırmazsan yarın sana iyi gelenin ne olduğunu hiç bilemeyebilirsin.

Aşk Meşk

İlişkilerin bambaşka bir kimyası var. Hiç tanımadığın bir insan birden hayatına girip hayatının en önemli teması haline geliyor ve bir gün artık hayatının hiç bir köşesinde olmayarak sadece yerini iyi ve kötü anılara bırakıyor.

Söylendiği gibi ruh eşi olmayabilirsiniz eşinizle ama bunu birlikte başarabilirsiniz. İkiniz de farklı normları olabilir bu çok normaldir. Ona ait olanı sevmek, benimsemek ya da saygı duymak ve sana da aynının yapılmasıdır önemli olan ve asıl uyumu sağlayan. Sen sinemayı seviyorsun, o tiyatroyu işte burada devreye giriyor “sev, benimse, saygı duy” kuralımız. Örneğimizden yola çıkarsak onunla birlikte tiyatroyu sevmeyi dene eğer olmuyorsa, tiyatronun da sevdiğin kişiye ait olduğunu kabul et ve bunu benimse bunu da yapamıyorsan en azından itici tepki göstermek yerine buna saygı göstermeyi dene. İlişkide karşılıklı bu olduğu sürece ikili arasında uyumun olmaması için hiçbir sebep yoktur.

Aşk sandığın şey tutsaklık olabilir mi? Peki ya yalnızlıktan korkuyor olabilir misin? Bir düşün bakalım “ama” içermesin düşüncelerin, “ama” diyorsan kendi içinde bile sorunun yanıtı “evet”dir. Öyleyse artık uçma ve kafesi açma vakti, hem kendine hem ona bu iyiliği yapmalısın. Hiç öyle “felaket tellalı mısın, herkesi hayatından çıkar diyorsun tabii yalnız kalırım.” deme. Herkesi hayatından çıkar demiyorum, sana iyi gelmeyenleri çıkar diyorum. Karşındaki belki “ama sen bana iyi geliyorsun” diyebilir. Emin ol bir zaman sonra sen de ona iyi gelmeyeceksin.

Sen

Sen bir hayatsın. Mutlu et ki, mutlu olasın. Hep kazanamazsın ya da hep kaybetmezsin hayat bu karışımdan ibaret. Önemli olan bilmek. Ne istediğini, ne istemediğini bilmek kendini iyi tanımak. Diyorsun ya bazen hani “beni ne sanıyor da böyle davranıyor?” , ” hayır, ben öyle biri değilim.” ,  ” beni hiç tanımamışsın!”

Peki, sen kendini ne kadar tanıyorsun? Kendinin iyi tarafını ve kötü tarafını ne kadar görebiliyorsun? Sence biraz fazla mı bencilsin? Yanlış yapmaz bir tanrı olarak mı görüyorsun kendini? En doğrusunu sadece sen mi biliyorsun? Dünyanın en zevk sahibi kişisi sen misin? Herkes seni beğenip, sevmeli böyle mi düşünüyorsun? En güzel, en iyi, en başarılı, her şeyin en’inini hak eden sadece sen misin? Düşünsene, bu düşüncelere sahip bir insanı tanıyorsun, nasıl kafanda sevimli biri mi canlanıyor? Hiç sanmıyorum. Ya bu sensen ?

Kendini sev evet ama dön bir bak bakalım kendine sen eğer senin sevgilin olsan seni sever misin? Senin en yakın arkadaşın olsan? Senin iş arkadaşın olsan? Senin çocuğun, anne/baban, kardeşin olsan? Senin evdeki dostun (evcil hayvan) olsan? Cidden her yönünle sever miydin kendini? Hadi ama, yapma!

Annemin bir sözü var ben de sana söylüyorum iyi dinle ” önce kendinde bul bahaneyi!”  Önce sen iyi olacaksın ki, karşılığında iyilik bulasın. Ama bu demek değil ki her şeye “evet” demelisin. Hayır! kesinlikle öyle değil. “hayır” demeyi bilmeli, bilmiyorsan öğrenmelisin.

Son yıllarda en çok beğeni alan, en çok takip edilen her ne varsa onun peşinden gider olduk. Sen bir bireysin robot değilsin, sana dayatılan fikri benimsiyor, sana ait olduğuna inanıyorsun. Senin kendine ait fikirlerin var, insanlar bunu beğenmek benimsemek zorunda değil sen de aynı şekilde kimsenin fikrini sırf beğeniliyor diye benimsemek zorunda değilsin. Kendi fikrini daima kendine ve topluma saygını yitirmeden ortaya koyabilirsin.

En önemlisi de kendine saygın ve sevgin olmalı vücuduna, düşüncelerine, hayallerine, hislerine, bu hayatta geçirdiğin her dakikaya saygılı olmalısın.

Unutma ki yaşadığın hiç bir acı, sevinç, huzur kalıcı değil. Acının da huzurun da değerini bilmek gerek. Her şey anlık değerini bil.

Özür dilemekten neden çekiniyorsun? Sarılmak isterken, kollarını açanın sen olmasına neden cesaretin yok? Özür dile, affet. Oysa ne güzel zamanlarınız oldu, herkes hata yapabilir, bu sen de olabilirdin.  “Şimdi olmaz” deme, şimdi tam zamanı.

Mutlu et, mutlu ol. Gün sonunda güzel olan, iyi olan ne varsa geriye kalan o kazanacak!

Ev

Ev deyince sadece aklımıza üstünde çatısı olan, eşyalarımızın olduğu, yaşamımızın bir kısmını geçirdiğimiz dört duvar arası geliyor. Evet evimiz  orası da ama doğa da bizim evimiz. Kendi evimizi temizlerken bir yandan da doğayı kirletmeye devam ediyoruz. Aslında çok küçük bir kaç alışkanlıkla doğayı da evimiz gibi temiz tutabiliriz. Böylece baharda açan papatyalar daha çok görünür gözümüze daha çok kelebek konar o papatyaların üzerine. Doğa sana bunun karşılığında her şeyi daha kaliteli sunar. Hayatta hep böyle işte iyilik yapıyorsun iyilik geliyor.

Sen doğaya gülümseyeceksin, doğa da seni gülümsetecek. Ne var ki, onca zamandır ona ettiğimiz tüm işkenceye rağmen doğanın bize bu yaptığı az bile kalır.

Kendini onarmak da, doğayı onarmak da senin elinde. Bugün başlamaya ne dersin?

5+
2 Paylaşımlar
Tweetle
Paylaş
Pin
Paylaş2