Sovyetler Birliği Kütüphaneleri

Sovyetler Birliği Kütüphaneleri

1917 Ekim Devrimi ile kurulan Sovyetler Birliği, ekonomik ve kültürel gelişmeleri beraberinde izlemiştir. Bu öngörüde Sovyet Kütüphaneleri ve kütüphanecilik alanındaki başarılar değerlidir.

9 Kasım 1917 tarihinde Somolny Enstitüsünün koridorunda Lenin Halk Eğitim Komiseri Lunacharsky ile Lenin bir konuşma yaptı. “Kütüphaneler çok önem veriyorum, siz bu işle bizzat meşgul olmalısınız. Bir kütüphaneciler toplantısı düzenleyiniz. Amerika’da bu sahada birçok çalışmalar yapılıyor. Kitaplar büyük bir güçtür ve ihtilalin sonucu olarak kitaplara daha büyük bir özlem duyulacak. Okuyuculara geniş okuma odaları, aynı zamanda kolayca kitaba kavuşabileceği seyyar kütüphaneler tesis etmeliyiz”. Lenin’in Sovyetler Birliği’nin kuruluşundan itibaren kütüphanelere verdiği değer bu söylediklerinde görünmektedir.

Vladimir İlyiç Ulyanov, bilinen adıyla Lenin, Rus sosyalist devrimci ve politikacı. 1870-1924

Sovyetler Birliği eski kütüphane gelenekleri olan bir ülkedir. Orta Asya ve Kafkasya’yı içine alan yüzyılları içinde barındırır. İlk olarak Prens Yaroslav tarafından Kiev’de 1037 yılında kurulan kütüphane görülür.  18. Yüzyılda bir çok Halk Kütüphaneleri kuruldu. İlk defa geniş kütüphane binaları ve daha mühimi İlimler Akademisi Kütüphanesi 1725 ve Moskova Üniversitesi Kütüphanesi 1756 kuruldu. O dönemlerde Sovyetlerde yer alan akademik ve idari yöneticiler kütüphanelerin sosyo kültürel değerinin farkındaydılar. 19. Yüzyılda Rusya’nın birçok kasabasında kütüphaneler kuruldu. Birinci Dünya Savaşının başlangıcında ülkede 2.300.000 cilt eserle Petesburg Halk Kütüphanesi, 1.200.000 cilt eser ile Rumyantesev, 600.000 cilt eser ile bilimler akademisini içeren kütüphaneler vardı.

Kasım 1917’de birçok ülkelerde kütüphanelerin meseleleri hakkında kararlara varıldı. Aynı zamanda Lenin kütüphaneciliğin gelişmesi ile ilgili problemler kütüphanecilerin olduğu toplantılarda ve hükümet toplantılarında tartışılıyordu. Memlekette harp, açlık ve tahribat hüküm sürerken birçok yeni kütüphaneler açılmış ve kütüphanelerdeki kitaplardan bir tekinin bile kaybolmaması için azami gayret ve itina gösteriliyordu. Kütüphaneler bilhassa cahil ve hala büyüye inanan nüfusun toplandığı yerlerde onları bu sabit fikirlerinden kurtarma gayretindeydi.

Budenny ve Varoshilov gibi liderler şöyle söyler; “Kütüphaneci kütüphanenin kalbi ve ruhudur, kızıl ordu askerlerinin kitapları kullanmalarına yardım etmelidir, ordunun eğitilmesindeki en önemli yardım kütüphanecilerin yardımıdır.”

Leningrad’ın kuşatılması sırasında ise 38 milyona yaklaşan ciltle kütüphaneler çalışmalarına devam ettiler. 1943’te Sovyet Hükümeti kütüphanelerin geliştirilmesi ve düzenlenmesi için fon kurdu. Kütüphanelerin tamir ve inşası bu fon ile karşılandı. Günümüzde Rusya’nın en önemli kütüphanesi Lenin Devlet Kütüphanesidir.

Her toplumsal sosyo-kültürün arttırılması ve halkın bilgi ihtiyacının karşılanması ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önem arz etmektedir. Sovyetler Birliği de bu kütüphanecilik düzenlemeleri ile bu yapının ülke çapında dinamiklerini oluşturmayı başarmıştır. Sovyetler Birliği, kütüphanelere ve kütüphanecilere çok önem veren bir toplumdu.

Kaynak

Unesco Bulletin for Libraries XXI (Sept-Oct 1967), çev. H. Çelik, s 240-248

4+
2 Paylaşımlar
Tweetle
Paylaş
Pin
Paylaş2